|
| Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi halkbilimci Prof. Dr. Habib Derzinevesi ile Sultan Meteci birlikte hazırladıklar “Gıbrız Ağzıynan Kıbrıs Masalları” adlı 120 sayfalık masal kitabı Yakın Doğu Üniversitesi sponsorluğunda çıktı. |
|
35 tane masalın yer aldığı kitaptaki masalar Güzelyurt yöresindeki insanlardan derlenmiş özgün sözlü eserler. Kıbrıs ağzının tüm güzelliklerini içerisinde barındıran bu masallar Kıbrıs Türk, insanın tüm özelliklerine içerisinde barındırıyor. İnsanımızın gelenek, görenekleri , mizacı, karakterini yansıtan masallarımız bu biçimde derlenip, kayıt altına alınması gerekir. Özellik bu eserin hem dil açısından hem de resimleme açısında çok güzel.
Masal öyle gür bir kaynaktır ki, bu kaynaktan birçok bilim yararlanır. Halk masalları bir ulus için zengin hazinelerdir. Ulusun eski seciyeleri, eski ürünleri masallarda gizlidir. Halk uygarlığının eski izlerini masallardan kısmen çıkarmak olanağı vardır. Nihayet hikayeci, romancı, şair, oyun yazarı, hatta senaryo yazarı, masallardan çok ilginç konular meydana getirebilir.
Masal çocuğa kendi karakterini, benliğini geliştirmesi için ipuçları verir; onu yüreklendirir. Tüm engellere rağmen isteyen herkesin rahat ve zengin bir yaşama varabileceğini gösterir. Yeter ki insan mücadele etmeyi bilsin. Dış tehlikelerle savaşmadan, insan değil mutluluğu, kendi kendini bile bulamaz. Masal; ürkek, çekingen, mücadeleden kaçan yaratıkları harekete geçirir.
Masallar, büyük küçük herkese hitap eden iletileri, kulağa hoş gelen biçimsel özellikleri ile ait oldukları kültürün en güzel örnekleridir.
Derlediğimiz masalların gerek planına gerekse dil ve anlatımına elimizden geldiğince dokunmamaya çalıştık. Biliyoruz ki müdahale edilen bu türden her ürün anonim olmaktan çıkar, bizim olur. Bu yüzden masallarımız birinci kişiden dinlediğimiz biçimleriyle aynen yazıya geçirilmiştir. Yüzyıllardır anlatılagelen masallar anlatıldığı her ağızdan mutlaka bişeyler almıştır. Anlatıcı, anlattığı bu ürünlere kendi duygu ve düşüncelerini, kendi özlemlerini katmıştır. Kendi dilinin en güzel yansımaları olan bu anlatılar giderek halkın ortak malı olmuştur. Kısacası hepimizin olmuştur.
Kültürüne sahip çıkmak isteyen toplumların dört elle sarılması gereken masallar, Kıbrıs Türk toplumu için de inkar edilemez bir önem taşımaktadır. Kıbrıs Türk ağız özelliklerini yansıtması bakımından büyük bir kaynak oluşturan masalları derlemek, yazıya geçirmek ve gelecek nesillere taşımak, bu konuda çalışan her araştırmacının görevi olmalıdır. Geleneksel kültürümüzü oluşturan tüm ürünler yaşlılarımızla birlikte yitip gitmektedir. Görsel yayınların alıp yürüdüğü günümüzde başka ulusların kültür potasında erimek bize yalışmaz. Bize yakışan öncelikle kendi değerlerimize sahip çıkmak sonra da başka ülkelerin değerlerini tanımaktır.
Derlediğimiz maslların varyantlarına bizden önce derleme çalışmaları yapmış kişilerin eserlerinde de rastladık. Örneğin bizim derlediğimiz "Padişahın Üç Gizi" masalı, Erdoğan Saraçoğlu′nun "Kıbrıs Türk Halk Edebiyatı" kitabında "Döv Meseli" adıyla derlenmiştir. Yine bizim "Mersin Çekirdeği Çocuk" adıyla derlediğimiz masal Saim Sakaoğlu′nun "Kıbrıs Türk Masalları" adlı eserinde "Mersinler Güzeli", Oğuz Yorgancıoğlu′nun "Kıbrıs Türk Folklorundan Derlemeler-Masallar" kitabında ise "Mersinner Güzeli" olarak derlenmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Aynı ürünün çeşitli bölgelerde küçük farklılıklarla anlatılması o ülkenin kültür zenginliğini gösterir. Bizim de bu zenginliği elimizden geldiğince korumamız ve gelecek nesillere aktarmamız gerekmektedir.
Yaptığımız bu çalışma yitip giden değerlerimizden "masal"ı yetişebildiğimiz kadarıyla günümüze kazandırmayı hedeflemiştir. Gerek ele aldığı konular gerekse kullanılan dil itibariyle Kıbrıs Türk toplumunun kültür yapısını en iyi yansıtan masallar ne yazık ki günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.
Yaptığımız çalışmalar sırasında masal bilen kişi sayısının eskiye göre azaldığını hatta bu konuda sıkıntı çektiiğimizi bile söyleyebiliriz. Başvurduğumuz kişiler ya hastalık ya da yaşlılık nedeniyle masal hatıramadıklarını söylemişlerdir. Elde ettiğimiz 35 masal sözden yazıya geçirilmiş derleme ürünü özgün masallardır.
Derleme çalışmalarımız sırasında masala genelde halk arasında "mesel" veya "hikaye" dendiğini öğrendik. Kaynak kişiler bildikleri masalları anlatırken bir işe yaramanın mutluluğunu yaşadılar ve aynı duyguy bize de yaşattılar. Şu zamanda birilerinin "masal" veya "hikaye" dinlemek istemesine inanamadılar. Televizyonlarda onlarca dizinin gösterildiği şu günlerde birilerinin "mesel" dinlemek istemesi onları sevindirdiği kadar şaşırttı da.
Derlediğimiz masalların hemen hemen tümünde Kıbrıs Türk kültür dokusuna rastladık. Kimisinde kahramanların yaşadığı yer, kimisinde yetiştirilen ürünler, kimisinde de inançlar, gelenek ve görenekler... özellikle Kıbrıs Türk ağzının en güzel örnekleri olan bu anlatıların, günümüz gençliğine kazandırılması yolunda yaptığımız bu çalışmadan dolayı
kendimizi bahtiyar sayıyoruz.
Masal her insana hitap eden bir türdür ve her insanın içinde yaşı ne olursa olsun küçük bir çocuk vardır. Hangimiz bir masal dinlerken o büyülü ülkelerde, devlerle, cücelerle gezmedik ki! Bizi çocukluğumuzun o güzel günlerine taşıyan masallar değil mi?
İnsanoğlu dinlediği her masaldan mutlaka kendisine paylar çıkarır. Gerçek dostluğu, kardeş ve ana baba sevgisini görür. Dürüst davranmanın, çalışkan olmanın meyvelerini toplar. Hergün katı gerçeklerle yüz yüze yaşadığımız şu dünyadan bizi uzaklaştıran, yüzümüze bir parça tebessüm konduran masallarımızı unutmamak ve unutturmamak dileğiyle...