• ANA SAYFA • HABER
• ÖZEL HABER
• TÜRKİYE VE DÜNYA
• SPOR
• MAGAZİN
• AYAKLI GAZETE
• AKTÜEL
• ÖZEL SAYFALAR
• YAZARLAR • REKLAM • KÜNYE • İLETİŞİM
¤ 13:18:43 HALKIN SESİ, Büyükelçi Türkmen’i ağırladı    ¤ 13:19:56 Ankara’ya Denktaş’a balmumu heykeli    ¤ 13:21:16 Kaymaklı’da kundaklama paniği    ¤ 13:22:12 Vize borcu başına dert oldu    ¤ 13:23:45 Çamlıbel’in, Lapta Belediyesi’ne bağlanması ve beraberinde yaşanan tartışmalar bitmek bilmiyor    ¤ 13:26:01 “Piyonduk”    ¤ 09:20:10 Dram!    ¤ 09:22:28 Çalıntı araç soruşturması sürüyor    ¤ 09:24:25 Trafik keşmekeşi       05.09.2010
«Önceki Sayfa





İLGİLİ HABERLER

» Taşkent piknik alanında duyarsızlık
» Seracılar isyanlarda
» Türkiye sadece yol gösteriyor
» Düğüne İngiliz üssü engeli
» 17 yıl sonra yargı önünde
» Pakistan için el ele
» Talihliler belirleniyor
» Kız ısrarına köpeklerle karşılık
» Pakistan için el ele
» Arap’a son veda
» Mahkemeden örnek cezalar
» Bayrağa yol bağlanıyor
» Karpaz’da coşku sürüyor
» Üç milyon dolarlık eğlence
» Cami tartışması alevlendi



ANNAN PLANININ YARATTIĞI POTANSİYELİN BOYUTLARI ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILIYOR....

02.02.2010 tarihli haber

Ortaya çıktığı günden itibaren hem kuzey hem de güney Kıbrıs’ta şiddetli tartışmalara neden oldu. Bazıları ona karşıydı, bazıları onu tutuyordu. Taraftarlarının bir kısmı çözüm olacağı için, bir kısmı kişisel çıkar elde edeceği için, bir kısmı ortak devlette iş bulmayı umduğu için onu tutuyordu. Sonuçta hiç umulmayan gelişmeler yaşandı. Plan, güney Kıbrıs’ta yaşayanların oylarıyla reddedildi ama kuzeydeki etkileri birkaç sene daha sürdü. Annan planının ortaya çıkışına kadar, elindeki malın tapusundan emin olamayanlar, sırf tapuyu garantiye almak için yatırım yapmaya başladılar.

Plan reddedildi ama emlak değer kazandı. Tarlalar arsalara dönüştü, yeni yerleşim birimleri ortaya çıktı. Plan, emlak sahibi olanlara yaradı, müteahhitler inşaatlar başlattı, altyapı sektörü ve müteahhitlik sektörü inanılmaz bir yükselişe geçti.

O dönemde yapılmış olan yatırımların boyutunu tam olarak kestirmek zordu. Şimdi bazı gelişmeleri o günkü yatırımlarla karşılaştırdığımız zaman daha kolay anlıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda Güzelyurt ve civarında çok büyük bir felaket yaşadık. Yüzlerce  ev, araba ve işyeri  harap oldu, Binlerce insanımız mağdur oldu. Çok şükür can kaybı olmadı ama, maddi kayıplar son derece yüksektir. Kayıpları karşılamak için on milyon TL civarında bir fon gerektiğinden söz edilmektedir.

Bu fonu yaratmak için devreye sokulmuş olan araçlara bir göz atalım:

Devlet, çalışanlarla emeklilerden kesinti yapacaktır. Türkiye maddi yardım sağlayacaktır. Sivil toplum örgütleri yardım kampanyaları organize edecektir. İş adamları, kuruluşlar bağış toplayacaktır.

Kısacası toplumun her kesimi fiili olarak yardım kampanyalarında yer alacak ve ancak o zaman on milyon TL civarında bir fon yaratılmış olacaktır.

Bir de geriye dönüp Annan planının tartışıldığı dönemdeki yatırımlara, yaratılan fonlara bir bakalım.

 

YARATMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ FONUN BÜYÜKLÜĞÜ SADECE BİRKAÇ  TAŞ OCAĞI KADARDIR

Bugün bütün toplum katmanlarıyla devletin ve dış yardımların birleştirilerek sağlanmasına çalışılan bu fon, 2004 referandum döneminde birkaç taş ocağı işletmecisi tarafından yapılmış olan yatırıma eşdeğerdir.

Bu yaklaşım, karşılaştığımız felaket mi küçüktür, yoksa taş ocakçılığına yapılmış olan  yatırımlar mı büyüktür?

Hedefimiz ne felaketi küçük göstermek, ne de yatırımları gereğinden fazla abartmaktır. Sadece şunu vurgulamak isteriz ki, sürdürülebilir bir ortam yaratıldığı taktirde, işletmelerimiz çok büyük kapasitelere erişebilir, çok büyük yatırımlara olanak sağlayabilir ve çok büyük fonlar yaratılmasına katkı sağlayabilir.

Bugün karşılaştığımız felaket ve yaratmaya çalıştığımız on milyon TL’ lik fon bundan beş yıl önce yaşansaydı, bu kadar  zorlanmaya gerek olmayacaktı. Unutmayalım ki o günlerde sadece taş ocakçılığı sektöründe en az on tane işletme  yatırım yaparak tesislerini modernize etmişti kiyapılmış olan yatırım bugün oluşturmaya çalıştığımız fonun kat kat üzerindeydi. O zamanın olanaklarını düşünebiliyor musunuz?

Yatrırımlardan söz açılmışken, son günlerde İpsaro tepesiyle ilgili yaşadıklarımıza bir göz atalım:

2002 yılında beş-altı işletmeye İpsaro tepesinin kuzey yamaçlarında alçı taşı çıkarmak için izin veriliyor. 2006 yılında bu izinler iptal ediliyor ve 2007 yılında 8 işletmeye bu kez aynı tepenin güney yamaçlarında alçı taşı çıkarma izni veriliyor. 2008 yılında da bu izinler iptal ediliyor.

Bu arada söz konusu 8 işletmeden birisi 10 milyon dolarlık bir yatırım yapıyor. Tek başına bir işletme, Güzelyurt için oluşturmaya çalıştığımız fondan fazla yatırım yapıyor. Eğer Annan planının etkisini sürdürdüğü bir döneme denk gelseydi, her işletmenin aynı büyüklükte yatırım yapma gücü olabilirdi. Yani 80- 100 milyon dolarlık bir yatırım söz konusuydu.

İpsaro tepesinde maden işletmeciliği yapılmasına karşı çıkan sivil toplum örgütlerine bu vesileyle bir kez daha seslenmek istiyorum.

“Tek taş aldırmayız” sloganından vaz geçelim. Bu sloganla yola çıkarsak o tepede bir taş kalmayacaktır. Buradan taş çıkarmak için harekete geçmiş olan sermaye, burası için öyle bir proje sunabilir ki, işletmeye karşı çıkan kişilerin yaşamakta olduğu iki köyün topraklarının satın alınması ve köylülerin başka yerlere göç etmesi bile karlı gözükebilir. O zaman, bölgede etkilenecek, karşı  çıkacak kimse kalmayacağına göre, projeyi uygulamamak için bir sebep te kalmaz.

Bu nedenle projenin sürdürülebilir olması kaydıyla uygulamaya konmasına itiraz edilmemesi gerekir görüşündeyim.

 

MADEN MÜHENDİSİ BULUNMAYAN BİR ÜLKEDE DOĞAL KAYNAKLARIN KULLANIMA AÇILMASI, ÇEVREYİ EN FAZLA TEHDİT EDEN BİR FAKTÖRDÜR.

Taş ocağı işletmesine karşı çıkan kuruluşlar da, bu bölgede, doğa tahrip edilmeksizin ekonomik kazanç elde edilebileceğini gösteren projeler hazırlayıp sunarlarsa, kimse buna rağmen tepede taş ocağı işletmesine izin vermez. Köylüler, sivil toplum örgütleri bu çerçevede hareket ederlerse ancak tepenin bir kısmını kurtarabilirler.

Şüphesiz doğal kaynaklar bir ülkenin servetidir. Bunları gerektiği gibi değerlendirmeyen ülkeler, ekonomik kalkınmayı gerçekleştiremez. Kalkınmanın  ayrıca, sürdürülebilir olması gerekmektedir. Yani gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama yeteneği zora sokulmamalıdır.  Kısacası, servetin, yani doğal kaynakların, sadece bir nesil tarafından tüketilmesi engellenmeli, yani çocuklarımıza, torunlarımıza ve onların torunlarına da yararlanabilecekleri doğal kaynaklar bırakılmalıdır.

İpsaro tepesini, 60 değil en az 160 yılda tüketmeyi hedefleyen planlar yapmalıyız. Doğal kaynaklarla ilgili planlamalar yapılırken, en fazla maden mühendislerinin görüşüne önem verilir. Ancak ülkemizde maden mühendisi bulunmaması, ,halen bu mesleği öğrenmekte olan öğrenci de bulunmaması bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Son birkaç yılda ülkemizde doğal kaynakları yönetmekle görevli olan, ruhsatlandırmaya yetkili bakanlara bu sorunu ilettiğimiz zaman aldığımız cevaplar şöyle olmuştur:

 

ASIM VEHBİ:

Ülkede Maden mühendisi yoksa dış ülkelerden getirtilir. Özel sektör de, devlet de ihtiyacını bu yoldan giderebilir.

MUSTAFA GÖKMEN:

Maden mühendisi yetiştirmek için çalışabiliriz. Ama üniversiteyi bitiren mühendislerin devletten iş istemelerinden korkuyorum. Devletin istihdam gücü yoktur.

 

NAZIM ÇAVUŞOĞLU:

Maden Dairesinde maden mühendisi vardır. Ayrıca Orman Dairesinin ihtiyacı olan  orman mühendislerini yetiştirmek için duyuru yaptık, burs vereceğimizi ilan ettik, buna rağmen kimse başvuru yapmadı.

 

Ülkemizde maden mühendisin yetişmemesinin tek sebebi, 35 yıldır sektörü yönetmekte kullanılan Fasıl 270’ in uygulanmamış olmasıdır. Taş ocaklarından Yıllık işletme planları, yasanın hilafına istenmemiştir. Fenni nezaretçilik uygulaması yapılmamıştır.  Devlet, iş çıktığı zaman  buradaki mühendislerin hocalarını çağırıp onlara iş yaptırdı. Bugün ruhsatlandırma kriterleri arasına fenni nezaretçilik niye yazılmıştır. Bu görevi kimin yapacağı tahmin edilmektedir. Eğer fenni nezaretçi istenecekse, niye alt yapısı hazırlanmıyor? Yetkililerin, bizimle birlikte yakınmaları sorunu çözmeyecektir.  Onların görevi, sorunu çözmektir.

Ama görünen odur ki, bu işe öncülük edecek olan yine özel sektördür.  İpsaro tepesinde alçı taşı işletmeyi planlayan, bu amaçla 10 milyon dolarlık yatırım yapıp fabrika kuran işletmeci, İncirli veya Altınova köylerinden bir gence burs vererek maden mühendisi yetiştirebilir.

























  Yorum Yaz    


«Önceki Sayfa

YAZARLAR

 GELİR VERGİSİ YASASINDA GELİR YILLIKTIR
 GÖKSEL SAYDAM
 Neyin referandumu
 CENK UZUNOĞLU
 Rüzgarlar şeheri
 EMETE İMGE
 EYLÜLE YOKTUR SÖZÜM
 EMINE SÜTCÜ
 MAYMUNCUK
 AHMET GÖKSAN
 GİDİLECEK YOL
 ARMAN  RATIP
 Kanunların Geçmişe Yürümemesi İlkesi ve Kazanılmış Haklar
 ERGÜL  EKICI
 Tarımın Yeniden Yapılandırılması
 ORHAN AYDENIZ
 Okul Sağlığı
 BEHCET ÇELEBİ
 Kazanılmış haklarınızdan feragat etmezseniz Yunanistan gibi iflas edeceksiniz!
 MEHMET S.BAYRAMOĞLU
 Bir annenin anlattıkları
 SEFA KARAHASAN


HABER   

Düğüne İngiliz üssü engeli
Pile’ye, kızlarının düğününe gelecek iranlı aileye İngiliz üslerinin engeline takıldı ve damad
17 yıl sonra yargı önünde
Pakistan için el ele
Talihliler belirleniyor
Sosyetik pazara koştular
Karpaz’da coşku sürüyor
“Zaferin ışıltısını daima kalbimizde yaşatacağız”
Zafer Bayramı’na görkemli kutlama

ÖZEL HABER   

Taşkent piknik alanında duyarsızlık
Taşkent piknik alanına piknik için giderek oraya çöpleri bırakan bazı duyarsız vatandaşlar nedeniyle
Seracılar isyanlarda
Türkiye sadece yol gösteriyor
Öfkeli gençler voyvodalık yaptı
Kız ısrarına köpeklerle karşılık
Pakistan için el ele
Arap’a son veda
EL VE TIRNAK BAKIMI

TÜRKİYE VE DÜNYA   

Ortadoğu’da barış görüşmeleri yeniden başladı
Ortadoğu′da barış için doğrudan görüşmeler 20 aylık aradan sonra ABD′nin başkenti Washin
Referandumun anahtarı kadında
Meksikalı uyuşturucu baronu ′Barbie′ yakalandı
4 kardeş buzdolabında havasızlıktan ölmüş
Öğretmen atamaları ertelendi
Tehlike büyüyor, halk kaçıyor
Fuhuş operasyonundan Emniyet Müdürü çıktı
ABD ordusu Irak’ı terk etti

SPOR   

Mehmedemin, Tatlısu’da
Tatlısu’da takımdan ayrılmak isteyen Ali’nin yerine başarılı kaleci Mehmedemin transfer
William kimin futbolcusu?
Ademoğlu istifa etti
Davulcu : Hedef ilk 8’de yer almak
Liglerin isim hakkı KKTCELL’de
Çimendağ: Ateşten gömlek giydim
Ocak nihayet startı verdi
Forest Samandıra’ya inecek

MAGAZİN   

Alsancak, Ayia Napa′ya döndü
Güney Kıbrıs’ın ünlü eğlence bölgesi Ayia Napa’nın sevilen grup-larından Napa Cartel, ge
Çatalköy’de eğlence durmak bilmiyor
Angelo Ajans′tan renkli defile
Fatih Erkoç büyüledi
Baskentte eglence doyumsuz
Cihan Yıldız, albüm tanıtımı için geliyor
Deniz dalgaları eşliğinde eğlence
"Bay Kuzey Kıbrıs" Yarışması, 26 Ağustos′ta

AYAKLI GAZETE   

Lefkoşa trafiği çıldırtıyor
Ayaklı Gazete’ye ulaşan vatandaşlarımız, her geçen gün Lefkoşa trafiğinin daha da içinden çıkı
Yenişehir ışıkları bir tuhaf
Dikmen Çöplüğü Hamitköylüleri perişan etti
Hafta sonu plajlar yine yoğundu
Onur Air’in uçuşlarını kim engelliyor?
Trafikte Allaha’a emanetiz
Tatar’ın gönlünde TDP var
DP’nin elindeki belediyelerde gidebilir

AKTÜEL   

“Derneklerimizin toplumdaki misyonu…”
Derneklerimizde ortak kaygıların yanı sıra amaç benzerlikleri de gözümüze çarpıyor. Genelde dernekle
Folklorama, sanatseverlerle buluşuyor
Araştırmacı-Yazar Ali Nesim Tempols-Zeytinlik Kitabına Dair
SERKAN SÜREK 1. KİŞİSEL KARİKATÜR SERGİSİ BUGÜN SAÇAKLI EV’DE AÇILIYOR
HERKESİN BİR FİKRİ VARDIR
BİR TUTAM TECRÜBE

AY YÜZÜNÜ

ÖZEL SAYFALAR   

Bir tutam tecrübe
Hazırlayan : Ezgi ŞAMAKİ
Dalgalı Saç Nasıl Yapılır?
Dikkat! Sağlığınız tehdit altında...
“Erbil Çinkayalar”
Neriman Cahit’ten Yeni Bir Eser “Tarihsel Süreçte Kıbrıslı Türk Kadını”
Yaşama Dair...
Ormanlar ve küresel ısınma...
Kâbusunuz yüzünüzdeki siyah noktalar mı?
ANKET KURLAR HAVA TAHMİNİ
Veritabannda herhangi bir anket bulunamad!

Milli Piyango, Sayısal Loto ve diğer şans  oyunları sonuçları için tıklayınız.

Reklam
    Döviz Alış Döviz Satış
AMERİKAN DOLARI 1.4994 YTL 1.5066 YTL
EURO 1.9241  YTL 1.9334 YTL
İNGİLİZ STERLİNİ 2.3100 YTL 2.3221  YTL
İSVİÇRE FRANGI 1.4726  YTL 1.4821  YTL
    Sponsor olur musunuz?
İ.M.K.B 100

     

Microsoft Outlook'tan takip et    HABER    ÖZEL HABER    TÜRKİYE VE DÜNYA    SPOR    MAGAZİN    AYAKLI GAZETE    AKTÜEL    ÖZEL SAYFALAR  
RSS, genellikle haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastler tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan özel bir XML dosya formatıdır. RSS olarak sunulan içerik web sitesinde sunulan içeriğin tamamını, özetini veya sadece başlığını içerebilir.

HALKIN SESİ GAZETESİ RESMİ İNTERNET YAYINI.
Tüm hakları Halkın Sesi gazetesine aittir. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Halkın Sesi Gazetesi'nde yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir ve izin alınmadan hiçbir materyal kullanılanamaz. Altıntı adresi kullanılarak yayınlanan yazı ve/veya diğer materyallerde alıntı ibaresi belirgin şekilde ve kaynak linki net olarak yazılmalıdır.
Halkın Sesi Gazetesi basın ilkelerine uymaya söz vermiştir.




Mor Damla Internet Yazılım tarafından hazırlanmıştır.