|
| Kıbrıs Türk ve Rum Halk Edebiyatı’na İki Kaynak Kitap “Geleneksel Kıbrıs Türk ve Rum Düğünleri” ve “Kıbrıs Türk Ve Rum Halk Edebiyatlarından Örnekler”çıktı |
|
Halkbilimi konusunda uzun soluklu araştırmalara imza atan Mahmut İslâmoğlu ve Şevket Öznur, yine ortak bir çalışmayla arşivlerimize yeni bir ürün daha kattılar. “Geleneksel Kıbrıs Türk ve Rum Düğünleri” adını taşıyan 426 sayfalık söz konusu yayın; Türkçe ve İngilizce olarak okura sunuldu. Bol fotoğraflarla zenginleştirilen yapıtta, Rumca kaynaklar ise bire bir şekilde kullanılarak Türkçe açıklamalarına da kitapta yer verilmiş. İki bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde Kıbrıs Rum Düğün geleneklerine yer verilirken, ikinci bölümde ise Kıbrıs Türk Düğün geleneklerinden örnekler sunulmuş. “Hamur yoğurma ve düğün ekmeklerinden, çeyizin yıkanması ve taşınması, Türküler ve oyun havaları, geleneksel nikâh, kına gecesi, köy evleri, yorganın kaplanması, damadın tıraşı, herse, kuşatma” gibi bölümler altında konular incelenmektedir. Düğün müziklerinin notalarının ve sözlerinin de yer alması, kitaba bu konuda da “kaynak” olma özelliği yüklemektedir.
Araştırmacı Yazar ve Halkbilimcisi Mahmut İslâmoğlu ile Şevket Öznur’un ortak çalışması olan ikinci kitap ise ;“Kıbrıs Türk Ve Rum Halk Edebiyatlarından Örnekler” adını taşıyor.
Gökada Yayınları tarafından basılan kitabın, alanında bir “ilk” olduğu belirtildi.
8 bölümden oluşan kitapta, “Kıbrıs Türk ve Rum Edebiyatlarında Fatma Hanım Ağıtlarının İncelenmesi”, “Kıbrıs Rum Halk Ozanı Çapuras’ın 1891 Tarihli ‘Abla’ Başlıklı Ağıtı”, “Kıbrıs Rumcasında ‘A’ Harfli Bir Kısım Türkçe Sözcükler”, “Kıbrıs Türk Ve Rum Ağızlarında Söyleyiş Benzerlikleri”, “Avukat Süleyman Şevket İçin Yakılan Ağıtlar”, “İkinci Dünya Savaşı’yla İlgili Ağıt-Türkü”, “Kıbrıs Rumcasında Türkçe Söz Varlığını İçeren Deyimler”, “Kıbrıs ve Balkanlarda Osmanlı-Türk Etkileri” gibi konular irdelendi.
Türkçe ve Rumca olarak kaleme alınan kitapta konuların İngilizce özetlerine de yer verildi.
İki kitabın imza ve tanıtım günü 1 Mart Pazartesi günü Saçaklıev’de saat 15-17 saatleri arasında yapılacaktır. Ayrıca o gün Mahmut İslamoğlu hocanın, 76 yaş günü olmasından dolayı gelen konuklara, o günün anısına, üçüncü bir kitabı yani hocanın yeni şiir “Pamuk Çiçekleri” adlı kitabı da hediye edilecektir.
ERALP ADANIR’A MAKEDONYA’DAN “BELGESEL” ÖDÜLÜ...
Tv Program yapımcısı, araştırmacı-yazar Eralp Adanır, 2007 yılında Makedonya’da gerçekleştirilen Uluslararası Hıdrellez Bahar Şenlikleri Festivali ve Halk Kültürü Sempozyum etkinlikleri içerisinde, özelikle Doğu Makedonya’da yaşayan Türklerin köylerini ve şehirlerini ziyaret ederek çekimler yapmıştır. Mahmut İslâmoğlu’nun sunuculuğuyla ve ekip arkadaşları Altay Burağan ve Şevket Öznur’la gerçekleştirilen gezilerde, özellikle Makedon Türk Halk Kültürü’nü yansıtan konularını ve sosyal yaşamlarını çekimlerle ortaya koydu. Söz konusu 3 bölümlük “Gezi Notları-Makedonya” belgeselleri ise BRT televizyonunda sıkça gösterilmiştir. Festival Komitesi Başkanı sn.Dr.Şenol Tahir’in, Adanır’a göndermiş olduğu yazıda; “Makedonya ve Hıdrellez Bahar Şenlikleri Festivali ile ilgili belgesel yayınınızın BRT televizyonunda yayınlanması, Makedonya Türkleri’ni son derece memnun ve mutlu etmiştir. Size ne kadar teşekür etsek azdır. Festivalimizin onursal başkanı Prof.Dr.İrfan Ünver Nasrattınoğlu’nun önerileriyle, ödüllendirilmeniz; Yönetim Kurulumuz tarafından kabul edilmiş olup teşrif ettiğiniz takdirde ödülünüz, 07-11 Mayıs 2010 tarihinde düzenlenecek olan 19.Uluslararası HID-BAH-ŞEN-FEST’in açılış töreninde takdim edilecektir” ibaresi yer almaktadır. Adanır; söz konusu ödülü almak için Mayıs ayında Makedonya’ya gidiyor.
Dertleşelim, Bülbül!
(Yunuslama)
Gel,geeel!
Söyleşelim!
Dertleşelim!
Tez gelsene!
Ürkmesene!
Bülbüül!
Niye böyle hüzünlü ötüyorsun?
Niye böyle gamlara batıyorsun?
Senin de gönlün mü kırıldı?
Senin de yuvan mı yıkıldı?
Bülbüül!
Koronuza karğa mı şef oldu?
Karğaça ötmek mi buyruldu?
Yoksa sessiz gelmiş yılanlar
Civcivleri mi yuttu?
Bülbüül!
Ya gördün mü şehit asker naşını?
Ya duydun mu annenin bağrışını?
Çöpten ekmek arayana mı üzüldün?
Yudum su bulamayana mı üzüldün?
Bir vefasız mı seni unutan,
Alıkoyan aşktan ve umuttan?
Bülbüül!
Uçma, uçma!
Söyleşelim!
Dertleşelim!
Derdimizi bölüşelim!
Bülbüül, bülbül!
Oraz Yagmur
Nerden Geldik Nereye!
Bakla zar zor girerdi
Eskiden tencereye
Bazen torba asardı
Dedeler pencereye.
Düşünün a dostlarım
Nerden geldik, nereye.
Torun acımaktaymış
Beyaz saçlı nineye
Çamaşır yuymak için
Gidermiş ta dereye.
İnsafla düşünelim
Nerden geldik,nereye.
Eve ütücü gelir
Ütü ütülemeye
Çocuklar kreşte başlar
“Day day” emeklemeye.
Şükredip düşünelim
Nerelerden, nereye.
Torun Mersedes ister
Binemiyor Reno’ya
Halbuki dedeciği
Baftan gelirdi yaya
Saçlar bir mop misali
Üstünde türlü boya
Şükredelim diz çöküp
Şükredelim Tanrıya
Berberlerin yerini
Kuaför alıverdi
Şimdiki bayanların
Saçı en büyük derdi.
Manikürcü yetmiyor
Pedikür de gerekli
Ayaktaki tırnaklar
Bakarsın tümden renkli.
Saçlar bazen meçlenir
“Şimdi modadır” denir
Maaş yetmediğinde
Bankalardan istenir.
Elde kredi kartları
Bulundurmak modadır
Bütçe açık verince
Günah artık ondadır.
Krediler yetmeyince
Vatandaş bir hoş olur
“Veresiye içenler
İki kez sarhoş olur.”
Çok evde yemek pişmez
“Fast food” moda olmuştur
Kentlerin sağı, solu
Lokantayla dolmuştur.
Dağıtırlar habire
Evlere yemekleri
Kebapları, köfteyi
Çeşitli börekleri.
Bayram ederdi dede
Bulunca kelle, paça
Torun uçakla gider
İstanbul’daki maça.
Hocalığımız nüksetti
Biz vaaza başladık
Toplumun çok yanını
Pervasızca taşladık.
“Lâle Devri” yaşıyor
Ülkemin insanları
Dilerim uzun sürsün
Bu tür saltanatları.
3 Ocak Pazar Akşamı 2010
Mahmut İslâmoğlu