|
| Mustafa Akmandor′un öldürülmesiyle ilgili duruşma devam ederken dün sanıklar Akif Küçük ile Ferhat Beyoğlu, mahkemede beyanda bulunarak kendilerinin cinayetle ilgileri olmadığını savundular |
|
Mustafa Akmandor’un öldürülmesiyle ilgili cinayet duruşması devam ederken dünkü celsede sanıklar Akif Küçük ile Ferhat Beyoğlu, mahkemeye beyanda bulundular. Daha önceden sanıkların sanık kürsüsünden mi yoksa tanık kürsüsünden mi konuşacakları merakla beklenirken, dün her iki sanık da tanık kürsüsüne gelip yemin altında şahadet vermek yerine sanık kürsüsünden konuşmayı tercih etti. Ahmet Kalkan başkanlığındaki Ağır Ceza Heyeti; Kıdemli Yargıç Gülen Özkamil ile Yargıç Fatma Şenol’dan oluşurken iddia makamı adına ise Kıdemli Savcı Ergül Kızılokgil mahkemede hazır bulundu.
Mahkeme ilk olarak Akif Küçük′e söz hakkı verdi.
"MUSTAFA AKMANDOR, BANA SORUNLARI OLDUĞUNU SÖYLEDİ"
Akif Küçük, 15 Temmuz 2008 tarihinde adaya giriş yaptığını ve daha sonra ise Girne′ye gittiğini dile getirdi. Bir internet kafeye giderek Metin Taşkın′ı aradığını belirten Küçük, o gün Metin Taşkın′ın evinde kaldığını söyledi. Ertesi gün Enver Bahçeciler′in ofisine gittiklerini dile getiren sanık Küçük, Bahçeciler′in ofisinde yemek yediklerini ve Mustafa Akmandor ile ofiste karşılaştıklarını kaydetti. Akif Küçük, "2 Ağustos′ta Ferhat beni aradı. ‘Mustafa seni arıyor’ dedi. Ferhat, bana Mustafa Akmandor′un beni eğlenceye götüreceğini söyledi. Daha sonra Mustafa Akmandor ile buluştuk" dedi. Mustafa Akmandor ile 45 dakika kadar gezdiklerini söyleyen Akif Küçük, "Mustafa bana sorunları olduğundan bahsetti. Bende ona ‘boşver uğraşma’ dedim. Eğlenmeye gidecektik. Mustafa birkaç kişiyi aradı. Herhalde mekan sahipleriydi. Daha sonra bana ‘bugün olmadı’ dedi. Yarın veya ertesi gün buluşur gideriz diyerek o gün gitmekten vazgeçtik. Ancak Mustafa arabanın camını açıp silahını çıkartarak birkaç el ateş etti. Ben, ‘Yapma şimdi polis görecek’ dedim. Daha sonra beni bıraktı. Ben de Ferhat′ın evine gittim" şeklinde konuştu. Akif Küçük, Mustafa Akmandor′un dostundan ziyade arkadaşı olduğunu belirterek, "Ben 3 Ağustos′ta görmediğim bir kişiyi nasıl öldürebilirim" diyerek olayla bağlantısı olmadığını iddia etti. Akif Küçük′ün konuşmalarının ardından mahkeme Ferhat Beyoğlu′na söz hakkı verdi.
"BEN İDEALLERİ OLAN BİR KİŞİYİM"
Sanık Ferhat Beyoğlu ise mahkeme huzurunda verdiği beyanda Mustafa Akmandor′un öldürülmesiyle ilgili olarak polise çağrıldıktan sonra apar topar mahkemeye çıkarıldığını iddia etti. Beyoğlu, "Polisler beni bir odaya götürdüler. Daha sonra yazılı bir metni imzalatmak istediler. Ancak ben o kağıdı imzalamamakta direnince birkaç polis toplanıp beni dövmeye başladı. Önce başıma çuval geçirdiler. Daha sonra da ellerimi arkadan kelepçeleyip ayaklarımı bağladıktan sonra sert bir cisimle vurmaya başladılar. Yediğim dayakların etkisiyle elimde ve ayağımda kırıklar oluştu" diyerek polis tarafından dayak yediği iddiasında bulundu. Vücudunun çeşitli yerlerine elektrik verildiğini de iddia eden Beyoğlu, verilen elektriğin etkisiyle ayağında yanıklar oluştuğunu dile getirdi. Beyoğlu, "Ben idealleri olan bir hukuk fakültesi öğrencisiyim. Bu olayla iğne ucu kadar ilgim yoktur" diyerek cinayetle bir bağlantısı olmadığını iddia etti.
1 MART′TA HİTAPLAR YAPILACAK
Sanık avukatlarından Süleyman Dolmacı, Muhaceret Kayıt Dairesi′nde görevli polis memuru R.O′yu tanık olarak mahkeme huzuruna çağırdı. R.O, Mehmet Candemir isimli kişinin 2008 yılındaki giriş-çıkışlarını gösteren muha-ceret kayıtlarını emare olarak mahkemeye ibraz etti.
Dolmacı, mahkeme huzurunda verilen şahadetleri tamamlayamadıklarını ve hitaplara hazırla-nabilmek için tehir talebinde bulundu. Heyet Başkanı Ahmet Kalkan ise duruşmaya 1 Mart Pazartesi günü saat 09.00′da devam edilmesine karar verdi.